Hatay Milletvekilimiz Necmettin Çalışkan, 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ardından Hatay’daki son duruma ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Hatay’da barınma sorunun devam ettiğini ifade eden Çalışkan, “Halen barınma imkanları tam olarak temin edilememiştir. Kamu yetkilileri sadece önümüzdeki birkaç ay içinde yıkımların biteceğini bildirmekte ama yapılaşmaya dair herhangi bir planlama söz konusu değildir. Yıkmak önemli ama sonrasında inşa etmek daha önemli. Konteyner kentler tamamlandığında deprem bölgesindeki yerleşim tamamlanacak gibi bir hava estiriliyor. Esas olan kalıcı konutların inşasıdır. Kalıcı konutların inşası başladı ancak yıkılan konutlara bakıldığında rakamların çok komik kaldığı görülecektir. Kalıcı konutların yapıldığını göstermek insanlara huzur verecek, böylece dönüş sağlanacaktır. Dönüş sağlanmasıyla da Hatay'ın güvenliği üst seviyeye çıkmış olacaktır. Deprem bölgesine gün aşırı bakan gelmekte, keşif yapıp geri dönmekte... Sayın Cumhurbaşkanı keşke bakanların yerine bürokrat, teknokrat, heyet gönderse! Ne acı ki kamu yöneticileri sadece önümüzdeki birkaç ay içerisinde yıkımların biteceğini bildirmekteler ama yapılaşmaya dair insanlara umut vadeden herhangi bir planlama söz konusu değildir.”

Grup Başkanvekilimiz Kaya; Maden Faciası Bağıra Bağıra Geldi Grup Başkanvekilimiz Kaya; Maden Faciası Bağıra Bağıra Geldi

Deprem bölgesindeki tarımsal sorunlara da işaret eden Çalışkan, “Deprem bölgesinde su kaynaklarının büyük çoğunluğu kayboldu ve barajlar yeterli su tutmadığı için çiftçiler büyük bir mağduriyet yaşıyor. Kamuya düşen görev bütün mağdurlara el uzatmak. Çiftçiye bir kez ekipman tahsis edilmesinin zaruri hale gelmiştir. Çiftçilerin bağ-kur primlerinin de bu yıl ve önümüzdeki yıl sonuna kadar kamu tarafından ödenmesi gerekiyor. Bu mağduriyet bu şekilde büyük oranda giderilmiş olacaktır. Bağ-Kur primlerini ödeyemeyen çiftçilerimiz sağlık hizmetinden de faydalanamıyor. Konteyner kent geçici barınma yerleri kurulacağı için çiftçilerin arazisine el konulduğunu bunun da büyük mağduriyetlere neden olduğunu görüyoruz. Kamu yöneticileri halkın rızasını alarak bu konuyu çözmelidir. El konulan arazilerin ne kadar süreyle el konulduğuna dair de bilgi verilmiyor. Devlet ciddiyet ister, öngörü ister. Bu arazilerin sahiplerine ne zaman teslim edileceği bildirilmelidir. Çiftçimiz de buna göre tedbir alabilir.”

Editör: Musa özyürek