Saadet Partisi Grup Başkanı ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Akbelen Ormanı’nda jandarma eşliğinde başlayan ağaç kesimine tepki gösteren vatandaşlara destek verdi.

Ankara Milletvekilimiz Doğan: “Sorun Sokak Köpeklerinde Değil Yetkili Mercilerde” Ankara Milletvekilimiz Doğan: “Sorun Sokak Köpeklerinde Değil Yetkili Mercilerde”

Jandarmanın müdahalesine tepki gösteren Özdağ, “Bir hak arayışı var burada, bu hak arayışıyla ilgili kulaklarınızı açın. Duyun bu sesleri, gözlerinizi açın ve görün bu sesleri. Diğer bir yandan da ağzınızı açın lal olmayın. 3-5 tane zengini korumayın” dedi.

Kendisinin her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ifade eden Özdağ, şunları söyledi:

“Bir vatandaş olarak geldim. Geçen sene de buradaydım, ondan önceki sene de burada eylemler yapılırken de buradaydık. O zaman milletvekili değildim. Orman yangınları başladığında da yine buradaydık. Bugün burada bir ağaç katliamı var. Ağaç nedir? Bunlar bizim geleceğimiz, suyumuz, havamız, ekolojik dengemiz, hayvanımız, oksijenimiz, her şeyimiz. Orman yangınlarıyla beraber burada bir ihmalin olduğunu gördük. Helikopterler yoktu, uçaklar yoktu ve bu orman yangınlarıyla beraber biz toprağımızı kaybettik. Ekolojik dengemizi kaybettik, hayvanlarımızı kaybettik, geleceğimizi kaybettik.

5-6 yıllık kömür için hunharca ağaç katliamı yapılmasını doğru bulmuyorum

Akbelen’de ‘yer altından 5-6 yıllık kömür çıkartılacak’ diyerek ki bu kömür enerjisi dünyada fosil enerji olarak değerlendiriliyor ve artık arka plana atılmış vaziyette. Güneş enerjisi var artık dünya çok hızlı şekilde teknolojiyle tanışıyor. Rüzgar enerjisi var bütün dünya artık bununla uğraşıyor. Bir yandan termik santrallerini kapatıyor diğer bir yandan nükleer santrallerini kapatıyorlar ve bir diğer yandan ise bunlarla ilgili olarak enerji açıklarını kapatmak istiyorlar. Burada birkaç iş adamını korumak adına yüz yıllık ağaçları kesiyorlar. Doğru değil. 5-6 yıllık kömür için bu kadar hunharca, acımasızca ağaç katliamı yapılmasını doğru bulmuyorum.

Ormanlar yanıyor; uçaklarınız yok, helikopterleriniz yok

Sayın Erdoğan’a buradan sesleniyorum. Seçimi kazanmış olmak ibra edilmiş demek değildir. Seçimi kazandıysanız insanlarınızı zengin yapacaksınız. Yapıyor musunuz? Hayır. Gördük, yüzde 25 zam verdiniz vatandaşa, emeklilere. Enflasyonun çok çok altında, enflasyon yüzde 100 civarında. Meclis kapanır kapanmaz da 15 Temmuz’da selaların eşliğinde sanki milletimizin selasını okuyormuş gibi yağmur gibi zam yağdırdınız. Bir diğer yandan ormanlar yanıyor; uçaklarınız yok, helikopterleriniz yok. ‘Uzaydan biz her şeyi takip ediyoruz, yaprak düşse haberimiz oluyor’ diyorsunuz. Ama gördük ki hiç uçak almamışsınız. Bu orman yangınlarına sanki göz yummuşsunuz. Ardından, ‘buralar imara açılmayacak’ dediniz, açtınız.

Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının bu güzel insanların direnişi görmesi lazım

Katarlılar niye burada? Birleşik Arap Emirlikleri’ne ‘şerefsiz’ diyordunuz niye burada bu insanlar? Suudi Arabistan’a Kaşıkçı cinayetinden dolayı çok ağır hakaretlerde bulundunuz, ‘dosyayı vermeyeceğiz’ dediniz, verdiniz. Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının bu güzel insanların direnişini görmesi lazım. Öyle 3-5 milyon dolarlık bir termik santralin canlanması için ki termik santrallere de gerek yok Türkiye’de. Türkiye bir yandan ‘nükleer enerji yapıyorum’ diyor, Sinop’ta, Mersin Akkuyu’da bunları söylüyor bir diğer yandan ‘güneş enerjisine dönüyorum’ diyor ama bir yandan da birkaç zengini korumak adına burada bu tür katliamlara göz yumuyorsunuz. Buradan jandarma komutanına sesleniyorum, İçişleri Bakanı’na sesleniyorum, Sayın Erdoğan’a sesleniyorum; vatandaşlarınıza yapılan bu muameleyi doğru buluyor musunuz? Tomalarla su sıkmayı, coplarla, tahtalarla bu insanlara vurmayı doğru buluyor musunuz?

Bir hak arayışı var burada

‘Dünyanın en büyük sınır güvenliğine sahibiz’ diyorsunuz ve o sınırlarımızdan da insanlar ellerini, kollarını sallayarak geliyorlar. Kim olduklarını bile bilmiyoruz. Jandarma onları görmüyor, polis onları görmüyor. Onlara karşı cop kullanmıyor, onlara karşı İHA’sını, SİHA’sını kullanmıyor ama buradaki vatandaşa karşı, vergi veren, çocuk büyüten, devletine askerliğe giden, yeri geldiğinde şehit olan bu insanlara karşı çok acımasızca davranıyorsunuz. Sayın Erdoğan siz geçmişte muhalefetten geliyorsunuz, size yapılanları doğru bulmuyordunuz 22 yıldır iktidardasınız. Bir hak arayışı var burada, bu hak arayışıyla ilgili kulaklarınızı açın. Duyun bu sesleri, gözlerinizi açın ve görün bu sesleri. Diğer bir yandan da ağzınızı açın lal olmayın. 3-5 tane zengini korumayın.

Bir köylü çocuğu olarak bugün ormanın içerisindeyim

Çok ciddi bir şekilde iklim ısınması var. Hava kirliliği var. Buna karşı duyarlı olan her partiden vatandaşlar var. Belki de ona oy veren insanlar var burada. Oy vermiş olabilir, tercihini o şekilde kullanmış olabilir ama buradaki oyunda diyor ki, ‘Hayır, kömürden yana kullanmıyorum; ağaçtan yana kullanıyorum’ diyor. ‘Hayır kömürden yana kullanmıyorum, oksijenimden yana kullanıyorum, ekolojik dengeden, hayvanımdan yana kullanıyorum’ diyor. Ama bunu görmek istemiyorsunuz. O nedenle bu yapılanlar doğru değil. Bir Muğla milletvekili olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir vatandaşı olarak ve de bir köylü çocuğu olarak, köyde doğmuş, gecekonduda büyümüş, tütün kırmış, pamuk toplamış, ayakkabı boyamış, su satmış biri olarak bugün ormanların içerisindeyim. Şimdi bu insanları yüreğinden öpüyorum, teşekkür ediyorum bu insanlara, Sayın Erdoğan’ı da görmeye davet ediyorum.”

Editör: Musa özyürek